Otizm, Aşılar ve Ağır Metaller

Kategori: Otizm yazılarım

Merhaba. Bu yazımda sizlere otizm ve aşılar arasındaki ilişkiyi herkesin anlayabileceği bir şekilde açıklamaya çalışacağım.

Öncelikle şunu belirtelim. Bugün otizmin sebebi henüz net olarak bilinmiyor. Yani; örneğin Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin sebebi nedir. Kene ısırmasıdır. Bu virüse sahip bir kene tarafından ısırılırsanız bu hastalığa yakalanırsınız. Her şey çok nettir. Ancak; maalesef otizmde böyle bir netlik henüz yoktur.  Ayrıca yapılan araştırmalar otizmin tek bir nedeninin olmadığını birçok faktörün bir araya gelerek otizme yol açtığını göstermektedir. Bunun sonucunda da aşılar başta olmak üzere birçok şeyin otizme sebep olduğu tartışılmıştır.

Peki aşıları ele alırsak otizmle nasıl bir ilişkisi olabilir?

Aşıya karşı olanlar şöyle diyor: Aşılar ve içindeki civa bağışıklık sistemini bozar ve bu da otizmi tetikler. Aslında sadece aşıları değil tüm ağır metalleri kast ediyorlar. Yani Çocuğun (anne karnında veya sonra)ağır metallere maruz kalmasını…

Ancak burada şunu belirtelim. Otizme sebep olan başka faktörler de var. Aşıya karşı olanlar sadece bir kısım çocuklarda otizmin aşılar tarafından tetiklendiğini söylüyorlar. Yani tüm otizmlilerin aşılar yüzünden otizmli olduğunu iddia etmiyorlar. Otizmli çocukların bazılarının da aşılar-ağır metaller yüzünden otizmli olduğunu söylüyorlar.

Peki bu tez ne kadar doğru olabilir. İlk akla gelen o zaman neden aşı olan herkes otizmli olmuyor. Buna cevapları ise az önce anlattığım gibi sadece bağışıklık sistemi zayıf olan bazı çocuklarda aşı otizmi tetikliyor.  Kırılgan genlere, otizme yatkınlığı olan genlere sahip çocuklar üstüne bir de çeşitli aşılar yaptırınca otizm ortaya çıkıyor, ancak eğer genetik yatkınlık yoksa, kırılgan gen yoksa aşılar normal bir vücudu olumsuz yönde etkilemiyor diyorlar.

Buna karşı olanlar ne yapmışlar: Aşı olmayan toplulukları incelemişler ve yine bazı toplumlarda aşının içersindeki cıva vb. maddeler çıkartılmış ve bunun sonucunda otizm görülmeye devam ettiği ortaya çıkmış.

Şimdi bence hala daha bu konu kesin olarak çözülememiş. Yani aşıya karşı olanların bahsettiği bu alt gruplar tespit edilememiş. Yeterli araştırma yapılmamış.

Sonuç:

Diyelim ki aşı bazı yatkın çocuklarda (küçük bir grupta) otizmi tetikliyor. Peki o halde bu yatkın çocukları önceden tespit edebilecek durumda mıyız? Hayır. Bu durumda aşıya karşı olmak mümkün mü, kesinlikle değil. Aksi takdirde eskiden görülen birçok bulaşıcı hastalık tekrar ortaya çıkacak ve her yıl binlerce çocuğun ölmesine yol açacaktır.

Ancak, eğer ileride otizme yatkın gene sahip çocuklarda aşının otizmi tetiklediği kesin olarak ispatlanırsa ve bu gene sahip çocuklar doğumdan itibaren, hatta hamilelikte tespit edilebilirse ancak o zaman bu genlere sahip çocuklara aşı yapılmaması düşünülebilir.

Bu arada zaten aşıya karşı olanlar bu kısımla ilgili bir şey söylemiyorlar. Asıl iddia bundan sonra başlıyor.

Aşının, ya da ağır metallerin sebep olduğu otizmli çocukların vücudundan ağır metaller atılabilirse bu çocukların iyileşebileceği iddia ediliyor.  Peki, daha ağır metallerin otizme sebep olduğu kesin olarak ispatlanmamışken, bu iddia ne kadar doğru olabilir. Diyelim ki buraya kadar her şey tespit edildi, peki ağır metallerin atılımı ve diyetler sonucunda bu çocuklarda gerçekten bir iyileşme görülebilir mi?

Maalesef bu soruların çoğu cevapsız, yani bilimsel açıdan…

Şimdi bu kadar soru işaretinin ve belirsizliklerin üzerine kurulu bir tezin aileler tarafından uygulanması ne kadar doğrudur?

Buradan sonrası bilimden çıkıyor ve inanç meselesine dönüşüyor. Bilime güvenen bir ailenin henüz netleşmemiş bu konuyu çocuklarına uygulatmaları tabi ki kabul edilemez.


Mesele şu; diyelim ki, aşıya karşı olanlar haklı ancak, hem yeterli araştırma yok, hem ağır metallerin etkisi sadece çok az bir otizmli grupta olabilir, hem ağır metallerin vücuttan atılımı tehlikeli ve pahalı bir yol, hem de bu atılımdan sonra çocuğun iyileşeceğinin garantisi yok.

Amerika’da DAN doktorları tarafından bu tedaviler uygulanıyor, temennim böyle bir şey varsa bilimsel olarak bir an önce kesinleşmesi ve herkesin içinde şüphe olmadan bunu uygulatması, ya da tam tersi eğer bu iddialar tamamen gerçek dışıysa da bunun yine bilim tarafından net olarak tespit edilip yine kimsenin aklında şüphe kalmadan rahatlıkla bu seçeneğin rafa kaldırılması.

Ancak otizmin şifresi çözülmedikçe bu netliğin sağlanabileceğini düşünmüyorum.

Son karar tabi ki sizlerin, değerli aileler…

Kişisel kanaatim:

Değerli aileler, bilimsel olarak olaya baktıktan sonra bir de kişisel kanaatimi söylemek istiyorum.

Açıkçası otizmin son yıllarda bu kadar artmasının birçok sebebi olsa da ben kesinlikle çevresel etkenlerin payının çok büyük olduğunu düşünüyorum. Doğal yaşamdan uzaklaştıkça, stres arttıkça, şehir yaşamı gittikçe karmaşıklaşıp zorlaştıkça, insanlar her geçen gün daha mutsuz yaşamaya başladıkça sadece otizm mi artıyor hayır psikolojimiz de bozulmaya başladı. İnsanların çoğu antidepresan kullanıyor, daha ilkokul çocukları sınav stresi yaşamaya başlıyor… Hormonlarımız bozuluyor, her geçen gün çevre daha da kirleniyor…

Bence otizm veya başka birçok rahatsızlık modern yaşamın bize getirdiği külfetlerdendir. Maalesef hayat standardımız yükseldikçe bunun bedeli bir yerlerden bizden çıkmaktadır.

Ancak yine modern yaşamın avantajları sayesinde belki de otizmin şifresi çözülecek tedavisi de mümkün olabilecektir.

Dilerim bu günler yakındır.

19.12.2012

Saygılarımla

Zihin Engelliler Öğretmeni

Berat ÇELİK 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

2011 Otizm, Aşılar ve Ağır Metaller. Bu siteden verilen bilgiler, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis konulması, tıbbi tedavi uygulanması, eğitim planlanması amacı ile kullanılamaz.
Powered by Joomla 1.7 Templates