Otizm farkındalık tartışmaları!

Kategori: Otizm yazılarım

Değerli okuyucular; bu seneki 2 nisanı da geride bıraktık. Farkındalık kampanyalarına baktığımızda özellikle bu sene otizm bir eksiklik değil, farklılıktır vurgusu göze çarpmakta. Bu seneki en önemli gelişme, aile ve sosyal politikalar bakanlığının otizm platformuyla ortaklaşa çalışarak otizm eylem planını açıklaması oldu.

Otizm eylem planı yılardır emek verilen çok önemli bir kazanım. Temennimiz bu planlama dahilinde hareket edilerek gerekli adımların bir an önce atılması.

Sosyal medya sayesinde otizm eskisine göre biraz daha geniş bir çevrede yankı buldu. Ancak özellikle bu seneki söylem gördüğüm kadarıyla bazı aileleri rahatsız etmekte.

Ailelerin şikayetlerini şöyle bir sıralarsak:

Otizm demek rainman demek değildir,

Otizm yanlış tanıtılıyor,

Ağır otizmliler de var bu dünyada,

Otizmi güzel bişeymiş gibi gösterip durmayın,

İyi otizmliler azınlıkta, çoğunluk zeka geriliğine de sahip,

Otizmden korkmayın ne demek…

Erken eğitim bile verseniz bazı çocuklar çok ilerlemiyo,

Yani genel anlamda otizmin güzel bir şeymiş gibi gösterildiği düşünülmekte ve bu nedenle sorunların gözden kaçırılıp yanlış bilgilendirme yapıldığı söylenmekte.

Ben de bu konuda düşüncelerimi belirteyim:

Şöyle düşünelim, toplumda bir çeşit engelliyi kötü görme duygusu hakim, kimse çocuğunun sınıfında istemiyor, uzak durmak isteniyor. Uzaktan seviyor toplum engellileri!

Aman çocuğum kötü örnek alır, aman bulaşır bi şey olur…

Bu nedenle azınlık da olsa o iyi derecedeki otizmli çocuklar sınıflarda istenmiyor ve ayrımcılığa uğruyorlar. Bu kampanyalar otizmli çocukların sınıflarda kabulüne fayda sağlayabilir. Bunun dışında tüm toplumsal ortamlarda otizmlilere iyi gözle bakılmasını sağlayabilir.

Daha ağır seviyedeki otizmli çocuklar zaten kaynaştırma eğitimi alamadıkları için bu tarz bir sorunla da karşılaşmamaktalar.

Ancak diğer taraftan da aileler yukarıdaki endişelerinde haksız değiller.

Belki de orta yol bulunabilinir. Mesela otizm çok geniş bir yelpazedir, hepsi de aile için çok yıpratıcı ve zorludur ancak bu yelpaze içersinde yetenekli çocuklar da vardır. Bu çocukları keşfetmeliyiz, onlara sınıflarımızda yer açmalıyız vb… şeklinde kampanyalar yapılabilir.

Ancak imkanlar o kadar kısıtlı ki, örneğin bu seneki otizm spotu otizmli çocuk annesi Sedef hanımın bireysel çabalarıyla gerçekleştirildi. Yani bilimsel bir otizm ekibi tarafından senaryolaştırılıp çekilen bir şey değil…Bu nedenle herkesi kapsayıcı olmaması normal.

İşte burada hep dediğim şey devreye giriyor, eleştirmek kolay ancak iş yapmak zor.

Değerli aileler biliyorum otizmli çocuklarınızın eğitimi ve bakımıyla zaten oldukça zorlu zamanlar geçiriyorsunuz, kendinize vakit ayıramıyorsunuz ancak başka türlü de olmuyor işte. Otizm derneklerine daha çok katılım göstermelisiniz. İlinizdeki derneği beğenmiyorsanız siz dernek kurun…Varolan otizm dernekleri de yine ailelerin kurduğu dernekler, onlar da aynı zorlukları çekmekteler ancak gelecekte koşullar iyi olsun diye çaba göstermekteler.

Facebookta gruplarda tartışmak sorunlarınızı çözmez. Bunları bir otizm derneğinin yazışma grubunda yazıyor olmalısınız. Siz de orada olsaydınız belki de daha farklı bir farkındalık filmi çekilirdi.

Her ailenin farklı bir beklentisi var. Verilen sözlerden, atılan adımlardan, yapılan projelerden çok şey bekleniyor…

Burada da bazı açıklamalar yapmak istiyorum. Öncelikle şunu bilmek gerekir. Hiç kimsenin elinde sihirli bir değnek yok. Kimse değneğine vurup otizmli çocukların ailelerinin isteklerini birden yerine getiremez. Yapılması gereken çok iş var çünkü. Bunlar da zaman alıyor. Hele ki Türkiye gibi gündemin hiç bitmediği ve kritik zamanlar geçiren bir ülkede…

Önemli olan iyi bir şeyler yapılıyor olunması…Ve de size düşeni yapıyor musunuz?

Aynı şekilde otizmin tedavisi mümkün olacak haberlerinden de çok şey bekliyor aileler.

Atılan her adım küçük de olsa çok değerlidir.

Ancak bu haberlerin, bu çabaların ilerideki otistik çocuklara faydası olacak. 20 yaşına gelip konuşmayan otizmli bir çocuğa bu yöntemlerin faydası olmayacak, o çocuk bir ameliyat geçirip nasılsın anne demeye başlamayacak. Bu nedenle bazı aileler sadece kendi çocuklarını önemsemekte, ondan gerisini umursamamakta, onun çocuğuna faydası yoksa boş vermekte… Bu erdemli bir davranış değil…

Bir haber yayınlandığını düşünün. Otizm artık 8 aylık çocukta anne karnında teşhis edilebiliyor. Şimdi bu haberin var olan otistik çocuklara hiçbir faydası yok. O halde ne yapalım. Önemsemeyelim mi? Tabi ki hayır. Bu ilerideki otistik çocuklar için büyük şans.

Eğer hiçbir şey yapılmazsa hiç ilerleme olmaz.

Düşünün eğer günümüzde yapılan kampanyalar 10 yıl önce yapılsaydı belki de şimdi daha iyi bir durumda olunacaktı. O halde şimdiki bizler elimizi taşın altına koyalım ve belki şimdiki çocuklara az faydası olacak ancak bundan sonraki otizmli çocuklara çok büyük yararlar sağlamış olacağız bu nedenle bizi o aileler büyük bir saygıyla anacaklar…

Ailelere çok yükleniyorsunuz diyebilirsiniz ancak amacım kimseyi üzmek, kırmak değil… Sadece daha iyi bir otizm geleceği isteniyorsa yapılması gerekenleri anlatmaya çalışıyorum… Bu anlattıklarım eğitimciler için de geçerli. Herkese düşen çok şey var…

Bu konulara hep değiniyorum okuyanlar bu yazımı hatırlar:

http://beratcelik.com/otizm-yaz-lar-m/102-harekete-gecme-zaman.html

Okumayanların da okumasını tavsiye ederim

Belki daha çok şey söylenebilir bu konuda… Ancak çok vakit bulamıyorum yazmaya, şimdilik aklıma gelenler bunlar…

Saygılarımla

Berat ÇELİK

04.04.2013 

Yorumlar   

 
+2 #1 MUSTAFA 07-04-2013 22:18
AĞZINA SAĞLIK BERAT KARDEŞİM, BENİ DE AYDINLATTIN,TEŞ EKKÜR EDERİM
Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

2011 Otizm farkındalık tartışmaları!. Bu siteden verilen bilgiler, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis konulması, tıbbi tedavi uygulanması, eğitim planlanması amacı ile kullanılamaz.
Powered by Joomla 1.7 Templates