Otizm farkındalığı-gerçekler

Kategori: Otizm yazılarım

Merhaba değerli okuyucular. Eskisi kadar sitede yazmaya fırsat bulamıyorum ama biliyorsunuz facebookta kurduğum grup(otizm her güne bir yeni bilgi) aracılığıyla sizlerle paylaşımlarıma ara vermeden devam etmeye çalışıyorum. Bu yazımı farkındalık ayına özel hazırladım.

                İçinde bulunduğumuz 2016 yılında otizm dünyasına bir bakalım:

Öncelikle sosyal ağlar sayesinde otizmle ilgili insanların bilgi alışverişi yapabildikleri, bir araya gelebildikleri mecralar arttı. Dernekler ve vakıfların çalışmaları da devam ediyor. Her ne kadar otizmle ilgili son yapılan araştırmada çıkan sonuçlar iç açıcı olmasa da yine de ben en azından tv’de otizmle ilgili eskisinden daha çok haber görüyorum.

(GFK Türkiye sponsorluğunda Tohum Otizm Vakfı için yapılan ‘Türkiye’deki Bireylerin Otizm Algısı ve Bilgi Düzeyi’ araştırmasında, Türkiye’nin 7 coğrafi bölgesinden 15 şehirde 1.237 kişi ile yüz yüze görüşülerek Türkiye’nin otizm farkındalık karnesi çıkarıldı.  Araştırmaya katılanların yalnızca yüzde 29’u otizmi duyduklarını belirtti. Yüzde 71 ise otizmden haberi olmadığını söyledi. Katılımcıların yüzde 73’ü otizm tedavisinin nasıl olacağı hakkında fikri olmadığını belirtti.)

                Otizmle ilgili bir sanal alem var. Bir de bu otizm sayfaları, facebook, twitter vb hiç kullanmayan aile ve uzmanlar var. Özellikle devlet okullarındaki eğitimciler ve burada çocuğu olan aileler çoğunlukla bu sayfalardan haberdar bile değiller. Çünkü otizmle ilgili sayfaların üye sayısı 10 bini geçmiyor. Halbuki ülkemizde veli ve eğitimcileri topladığımızda bu sayının yüzbinleri geçmesi gerekiyor. Yani bizler sosyal ağlarda belki biraz daha bilinçli kesimi temsil etmeye çalışıyoruz. Onun dışında kalan onbinlerce aile ve eğitimci ise kendi başına.

Örneğin, biz bir yazı paylaşarak otizmle ilgili aileleri uyarıyoruz ve onların dolandırıcıların eline düşmesine engel olmaya çalışıyoruz. Ancak yazımız aslında 3-5 bin kişiye ulaşıyor. Onbinlerce otizmli çocuk ailesi ise bu tuzaklara düşmeye devam ediyor. Bu her konuda böyle. Çabalarımız değerli ama topyekün bir farkındalık sağlamıyor. Bazı şeylerin muhakkak devlet eliyle yapılması gerekiyor. Örneğin çalıştığım devlet okullarında çoğu aile beni tanımıyor. Alternatif tedavileri uygulamaya, dolandırıcı vb. insanların eline düşmeye devam ediyor. Aile açısından baktığımızda internet kullanım oranı düşük, eğitimci açısından baktığımızda ise çoğunluğu ücretli öğretmen ve geçici olduğu için bu konuda kendini fazla geliştiremiyor.

Diğer taraftan daha geçen gün mecliste otizm araştırma önergesinin reddedildiğine şahit olduk. Ama ertesi gün otizmle ilgili bir farkındalık projesinin lansmanı yapıldı.

Şunu söylemeliyim ki yetkililer otizmle ilgili sıkıntıların ve kesin çözümlerin neler olduğunu bilmiyorlar. Onlara danışmanlık yapanlar da yanlış yönlendirme yapıyorlar. Hani diyorlar ya Türkiye’de ‘yetkisi olanın bilgisi yok, bilgisi olanın da yetkisi yok’ aynen öyle bir durum. Güzel adımlar yok değil ama yeterli değil. Tamam imkanlar dahilinde bazı şeyler hemen olmayabilir fakat en azından şu yapılabilir:

‘Ey otizmli çocuk aileleri bizler sorunlarınızı biliyoruz. Bu sorunların çözüm yollarını da. Hepsine uygun çözümler getireceğiz. Bunları adım adım gerçekleştireceğiz. Sadece bize biraz zaman verin. İşte şu birinci adımla işe başlıyoruz…Bundan sonra da yol haritamız şöyle…’

Maalesef söylenen ise ‘biz gereken her şeyi yapıyoruz başka bir şeye gerek yok’…

Aslında otizm eylem planı(taslağı)nda bunlar tek tek yazılı…

Değerli aileler, artık size birlik olun demiyorum çünkü internete giren on bin civarındaki aile zaten her türlü farkındalık kampanyasına katılıyor. Elinden geleni yapıyor. Bizler artık sosyal ağlarda olmayan kesimi bu farkındalığa ve bilince nasıl ulaştırırız onu düşünmeliyiz.

Okullarda aile buluşmaları yapın, internet sayfalarından bahsedin. Dernek vb. oluşumları desteklemelerini tavsiye edin.

Okulu geliştirmeye çalışın. Okul aile birliğine aktif olarak katılın. Okulun fiziksel koşullarını nasıl geliştirebiliriz konusunda görüş ve proje üretin. Kaynak bulmaya gidin. Birileri size destek olacaktır.

Biliyorum bunlar nereye kadar ama karınca misali en azından bu yolda çaba harcayalım.

Bizler bugün bu yolda bir şeyler yaparak bir birikim oluşturacağız ve otizm dünyası daha güzel günlere kavuşacak. Aksi takdirde 20 yıl sonra da çok farklı noktada olmayız.

Kusura bakmayın bu yıl da iç açıcı şeyler paylaşamadım ama gerçeklerle yüzleşmemiz lazım.

Otizmli bireyler için daha iyi bir gelecek dileğiyle...

 

                Not: Burada yazdıklarımın aile boyutunda da, eğitimci boyutunda da istisnaları vardır. Ancak genel durum böyle. 

SAYGILARIMLA

Berat ÇELİK

10.04.2016 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

2011 Otizm farkındalığı-gerçekler. Bu siteden verilen bilgiler, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis konulması, tıbbi tedavi uygulanması, eğitim planlanması amacı ile kullanılamaz.
Powered by Joomla 1.7 Templates