Engelli bireylere temsili düğünler!

Kategori: Otizm yazılarım

 

Değerli okuyucular son zamanlarda engelli bireylere temsili bir düğün yapma modası çıktı. Özellikle de down sendromlu bireylere…

 

Önce mayıs ayında, Manisa’da yaşayan down sendromlu Yasemin’in damatsız düğün haberini izledik. Sonra da geçen günlerde Hatay’da yaşayan yine down sendromlu Koray’ın eğitim gördüğü kurumun müdiresiyle! olan temsili düğün haberlerini…

 

Bir özel eğitimci olarak meseleyi biraz irdelemek istedim.

 

Meseleye yabancı olan insanlar genelde ooo ne güzel davranış, ailesini tebrik ederim vb. yorumlar yapmaktadır. Peki acaba durum gerçekten öyle mi?

 

Öncelikle down sendromlu bireyler evlenebilirler mi konusunu inceleyelim:

 

Ülkemizde Evlenme Ehliyeti ve Şartları

On sekiz yaşını doldurmuş, mahkemece vesayet altına alınmamış olan erkek ve kadın başka bir kimsenin rızası veya iznine bağlı olmaksızın evlenir. Ayrıca; 

On yedi yaşını tamamlayan erkek ve kadın velinin izni, veli yoksa vasi veya vesayet makamının izni ile, on altı yaşını dolduran kadın ve erkek hakimin izni ile evlenebilir. 

Hakim, haklı sebep olmaksızın evlenmeye izin vermeyen yasal temsilciyi dinledikten sonra, bu konuda başvuran küçük ve kısıtlının evlenmesine izin verebilir. 

Ancak; ayırt etme gücüne sahip olmayanlar ile on beş yaşını dolduran küçükler, mahkemece ergin kılınsa dahi evlenemez. 

 

Çoğu down sendromlunun %80 engelli raporu vardır. Yani ülkemizde down sendromlu bireylerin resmi olarak evlilik yapmaları yasal olarak pek mümkün gözükmemektedir. İstisna olarak hafif durumdaki bireyler için böyle bir ihtimal hiç yok da değildir.

 

Peki neden otizmli, zihinsel engelli değil de daha çok down sendromlu bireylerle ilgili bu haberler çıkmakta. Çünkü bu engel grupları içersinde kendini en güzel ifade eden, en sosyal, en neşeli vb. grup down sendromlulardır. Dolayısıyla kendileri de; askere gidicem, evlenicem vb. söylemlerde sıkça bulunmaktadırlar.

 

Dünyada hiç gerçekten evlenen downlular yok mu? Tabi ki var:

 

İşte bir örnek:

İngiltere’nin ilk ikisi de down sendromlu olan çifti Andrea ve Paul. Tabi kendilerine gerekli doğum kontrol yöntemleri de uygulandı.

 

Bu gibi çiftler dünyada oldukça istisna…

Onlar part time işte çalışan daha hafif düzeyde diyebileceğimiz bireyler.Ve İngiltere’de sosyal haklar çok fazla…

Onların öyküsünü buradan inceleyebilirsiniz.

http://www.dailymail.co.uk/news/article-2991767/Woman-half-UK-s-married-s-Syndrome-couple-dies.html

 

Evlilik deyince insanların aklına cinsellik ve gebelik gelmekte. Evet bazı yöntemlerle gebelik engellenebilir. Ancak evliliğin diğer şartlarını yerine getirebilecekler mi. Yoksa yine anne babalarının evinde onlara bağımlı öylece yaşamaya devam mı edecekler.

Bu anlamda ülkemizde sosyal imkanlar çok fazla olmadığı için yüksek işlevli down sendromlu bireylerin bile sağlıklı bir evlilik yürütebilmesi oldukça zor görünmektedir.

Down sendromu olan bireylerin evlenmelerine normal insanlar olarak izin vermeli miyiz?” sorusu ile kendi kendimize düşünmeliyiz. Çünkü izin verilse de verilmese de yapılması, planlanması ve önlem alınması gereken birçok konu olacaktır. Eğer down sendromu olan bireylerin evlenmesine izin verilirse, öncelikle bireyin ergenlikten itibaren cinsellik konusunda eğitim alması, evlilik hakkında bilgi sahibi olması için çaba harcanmalıdır. “Hamilelik oluşabilir mi, oluşursa doğan çocuk engelli olacak mı?”, “Hamilelik oluşursa nasıl bir süreç oluşacak?”, “Eğer bu evlilikten çocuk olursa anne veya babasından dolayı psikolojisi nasıl etkilenecek?”, “Cinsel istismar gibi bir durum oluşabilir mi, oluşabiliyorsa nasıl engellenecek?” gibi birçok sorunun da cevabı bulunmalıdır. Bunların aksine izin verilmezse, down sendromu olan bireyler hayatlarının sonuna kadar bekar kalacaklardır. Bu durumda da down sendromu olan kişilerin cinsel ihtiyaçları olsa da bu ihtiyaçların önüne geçilmesi ve engellenmesi için özel olarak eğitim verilmesi ve yaşamları bu doğrultuda şekillendirilmesi gerekecektir.

 

Bu bahsettiklerim gerçek evliliklerdi ama aslında konumuz temsili evlilikler:

 

Bu anlamda düz mantık güdersek 1 günlük temsili askerlik yaptırıyoruz da temsili düğün niye yaptırmıyoruz diyebilirsiniz. Ama evlilikte durum epey farklı.

 

Temsili askerlikte 1 gün de olsa o duygu yaşatılıyor ve gerçekten çok mutlu oluyorlar. Down sendromlu birey ertesi gün artık normal hayatına devam ediyor, edeceğini biliyor.

 

Diğer taraftan down sendromlu bireyler evlilik deyince artık birlikte olacaklarını, onun karısı-kocası olacağını da biliyor. Öyle düşünüyor. Belki bunu, keşfettiği cinselliği yaşamak için bir yol olarak da görüyor olabilir. Bu anlamda düğünden sonra evine yalnız olarak geri dönmesi onda öfke nöbetlerine, hayal kırıklıklarına sebep olabilir. Psikolojisini çok kötü etkileyebilir.

 

Damatsız düğün örneği belki biraz daha kabul edilebilir, tabi bireyin algılama durumu vb. ne göre. Konuyu ne kadar, ne şekilde idrak ettiği vb. çok iyi üzerinde düşünülmeli uzman yardımı ile konuya yaklaşılmalı. Ki ben yine de çok olumlu bakmıyorum. Daha çok ailelerin kendi psikolojileri için yaptığını ve çocuğun da buna alet olduğunu düşünüyorum…

Fakat gelin damatlı temsili düğün oldukça riskli. Bireyin kafasını tamamen karıştıracak düzeyde bunu takıntı haline getirebilir.

Diğer önemli bir nokta da; down sendromlu ve zihinsel engelli kız çocuklarına tacizin ve cinsel istismarın önüne tam olarak geçemediğimiz bu ülkede bu tarz konular için çok erken olduğunu ve konunun çok daha farklı noktalara gidebileceğini de hesaba katmalıyız.

Saygılarımla

Berat ÇELİK

 

01.09.2016 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

2011 Engelli bireylere temsili düğünler!. Bu siteden verilen bilgiler, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis konulması, tıbbi tedavi uygulanması, eğitim planlanması amacı ile kullanılamaz.
Powered by Joomla 1.7 Templates