Otizm-Diyabet ilişkisi anket sonuçları

Kategori: Otizm yazılarım

Değerli takipçiler, bildiğiniz gibi otizmin, nasıl ve tam olarak hangi aşamada oluştuğu bilinmese de otizmi tetikleyen birçok şey olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri zaman zaman haber olarak ekliyorum. Bunlardan bir tanesi de obezite/diyabet.

Geçen hafta bu konuda bir anket başlatmıştım. Söylediğim gibi 1 hafta geçti ve şimdi anket sonuçları ile birlikte bu konudaki bazı bilgileri aktaracağım.

İlk olarak dikkatimi çeken bir araştırmadan bahsedeyim. Araştırmaya göre hamilelik süresince obezite hastası olan annelerin çocuklarının otizm hastası olma olasılıkları, sağlıklı annelerin çocuklarına göre 2 kat daha fazladır. Pediatrics dergisinde yayınlanan araştırma sonuçlarına göre, kadının hem obezite hem de diyabet hastası olması durumunda bu risk en az 4 katına çıkmaktadır.

Araştırmaya göre anne hamilelik döneminde obezite veya diyabet hastalıklarından birine sahipse, çocuğun OSB hastası olma riski yüzde 3’e yaklaşmaktadır. Anne hamilelik döneminde obezite ve diyabet hastalıklarının ikisine birden sahipse bu oran yüzde 5 ila 6’ya çıkmaktadır. Çocuktaki otizm ve annenin sağlığı arasındaki ilişkiyi incelemek için Wang ve ekibi, 1998-2004 yılları arasında Boston Sağlık Merkezi’nde bulunmuş olan 2734 anne-çocuk ikilisinin verilerini analiz etmişlerdir. Çocukların çoğuna (%64) OSB teşhisi koyulmamışken, 102 çocukta OSB’ye rastlanmıştır. Sağlıklı gelişen çocuklarla kıyaslandığında OSB hastası çocuklar genellikle erkek olup, bu çocukların erken doğum ve düşük kiloda olmaya yatkın oldukları gözlemlenmiştir. OSB hastası çocukların anneleri ise genellikle obezite hastası olup, hamilelik döneminde veya öncesinde diyabet teşhisi koyulmuş kadınlardır. Bu kadınların yaşlarının da ortalamanın üzerinde olduğu saptanmıştır.

Annenin obezite hastası olması çocukta otizm görülme riskini tek başına yüzde 92 oranında arttırırken, diyabet teşhisinin de eklenmesi riski 3 katından fazla arttırmaktadır. Kadının hem obezite hem de diyabet hastası olması (hamilelik sırasında teşhis koyulmuş) durumunda, bu hastalıklardan ikisine de sahip olmayan kadınlarla kıyaslandığında çocuğun otizm riski 4 katına çıkmaktadır. Diyabet teşhisinin hamilelikten önce koyulduğu vakalarda ise risk 5 katına çıkmaktadır. Hastalıklar arasındaki bu ilişkinin nedenleri kesin olarak bilinmese de, Portland Üniversitesi’nden biyoloji ve nöroloji araştırmacısı Elinor Sullivan’a göre artan iltihaplanma, beslenmeler, diyabet ve obeziteyle ilgili hormonlar bu ilişkinin altında yatan sebepler olabilir. Sullivan bu faktörlerin beyin gelişimini etkilediğini söylemiştir.

 

Hep söylüyorum ya ülkemizdeki otizm oranı resmi olarak bilinmediği için ABD oranlarını aynen  almanın yanlış olduğunu…ABD’de otizmin bu kadar yaygın olmasının çok sebebi var ama bu sebeplerden bir tanesi de obezite/diyabet…

İşte şimdi de benim yaptığım ankete bakalım…

 1-Yaklaşık % 58’lik grup diyabet ile ilişkili değilken % 42’lik grup bir şekilde diyabet ile ilişkili.

 

 

2-Ankete katılan 147 kişiden 56’sının hamile kaldığındaki kilosu 65’ten yukarı. Ve bu kişilerin neredeyse tamamı ‘ailemden birinde diyabet öyküsü varı’ seçmiş.

 

3-Hamile kaldığınızdaki yaş aralığınız sorusuna baktığımızda 147 kişiden 20’sinin yaşı 35’den yukarı çıkmış.

 

4-Erkek oranı her zamanki gibi fazla. 130 erkek 17 kız.

 

5-Sezaryen doğum ülkemizde maalesef çok yüksek. 102 sezaryen 45 normal doğum.

 

6- Tüp bebek gittikçe artıyor 12 tüp bebek 135 normal gebelik.

 

7-Bütün bu riskler prematüre doğumu tetikliyor tabi. 14 prematüre doğum, 133 normal doğum. Bu arada 12 tüp bebeğin 4 tanesi prematüre doğum 8 tanesi normal doğum.

Özetle şunu söylemek isterim. Otizm bir şekilde anne karnında oluşuyor. Bunun için öncelikle ailede genetik yatkınlık olması gerekiyor.  Bu genetik yatkınlığı olan insanlar obezite, diyabet, tüp bebek, sigara, alkol, radyasyon, hamilelikte ilaç-ateşli hastalık, çevre kirliliği, doğal beslenme ve doğal gıdalardan uzaklaşılması vb. çoğaltabileceğimiz çevresel koşullarla karşılaştığında otizm ortaya çıkıyor. Ancak genetik yatkınlık çok büyük bir paya sahip… Çünkü aynı koşullarda herkesin otizmli çocuğu olmuyor… ABD’de bu çevresel faktörler çok daha fazla olduğu için otizm de daha sık görülüyor. Ancak obezite/diyabet ülkemizde de gittikçe artıyor. Ve diğer olumsuz çevresel koşullar da…Böyle giderse ileride ülkemizde de otizm oranı ABD’ye yaklaşacaktır.

İşte otizmin artmasını böyle anlamak (diğer yapay sebepler hariç) gerekiyor. O yüzden belki otizmin tedavisi henüz yok ama çevresel koşulları düzeltebilirsek otizmin artışını durdurabilir hatta azalmasını sağlayabiliriz… En azından genetik olarak yine otizmli doğması gereken çocuklar doğacaklar ama artı çevresel koşullardan kaynaklı otizm azalabilir…

 

Zamanla DNA’mız bozuluyor. Mutasyona uğruyoruz. Buna örnek; hamileyken sigara içen kadının çocuğu diyelim ki otizmli olmuyor ama o çocuğun DNA’sı bozuluyor. O çocuk büyüyüp çocuk sahibi olduğunda çocuğunun otizmli olma ihtimali % 53 artıyor.(İngiltere araştırması) Bunun gibi olumsuz çevresel koşullarla DNA’mız bozuluyor. DNA’mız bozuldukça otizm ya da başka sağlık problemleri artıyor. Bu konuya böyle bakmak gerekiyor. Modern yaşamın getirisi kadar götürüsü de var maalesef… 

 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

2011 Otizm-Diyabet ilişkisi anket sonuçları. Bu siteden verilen bilgiler, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis konulması, tıbbi tedavi uygulanması, eğitim planlanması amacı ile kullanılamaz.
Powered by Joomla 1.7 Templates