Otizmli Bireyler ve Şiddet Davranışları

Kategori: Otizm yazılarım

Otizmli bireylerde çeşitli davranış problemleri gözlemlenebilir. Ağlama, vurma, ısırma, tükürme, saç çekme, çığlık atma vb. Anne-baba ve eğitimcileri en çok yoran davranışlar ise şiddet içeren davranış problemleridir. Kendi elini ısırma, başını nesnelere vurma gibi eylemlerde bulunabilen çocuk aynı zamanda etrafına karşı agresif davranışlarda da bulunabilir. Anne babaların bu davranış bozukluklarına karşı bilinçli olması bu davranışların daha da ileri boyutlara varmaması için önemli bir koşuldur. Bu eylemlerin birçok nedeni olsa da bu davranışları düzenli ve yerinde bir eğitimde yok etmek mümkündür.

Kendine ve çevresine zarar verici davranışları en çok gördüğüm otizm grubu;

1-Sözel iletişim becerisi olmayan otizmliler, kendini ifade edemeyince ve bunu yapması için de başka yol öğretilmediğinde içgüdüsel olarak saldırıya geçmekte. Örneğin istemediği bir ders çalıştırıldığında öfke krizine girmesi.

 2-Zeka seviyesi düşük otizmliler, çevrenin kendisinden beklentisini anlamayınca, günlük rutini bozulup boşluğa düşünce öfke krizine girmesi

3-Otizmden etkilenme derecesi yüksek otizmliler, kendi ritüellerini yapması kesintiye uğratılınca öfke krizine girmesi

Bunların hepsinin bir arada görüldüğü çocuklar da var, bir tanesinin de…

Bir de biyolojik problemler ve hastalık  durumları nedeniyle yaşanan durumlar var.(epilepsi,  bağırsak  problemleri, diş ağrısı, migren,  hormonal  bozukluklar)Ancak bu durumlar tahmin  edilebileceğinden dolayı ben  daha  çok davranışsal sebepler üzerinde   duracağım.

Evet, bir gerçek var ki kendini ifade edebilen otizmlilerde bu tarz yıkıcı davranışlar daha az görülmekte ama hiç görülmez diyemeyiz hatta aşağıda yazdıklarıma dikkat edilmez ise onlarda da bu tarz eğilimler görülebilir.

Aileler ne yapmalı da ileride bu davranışlar ile daha az karılaşsınlar?

Öncelikle ağaç yaşken eğilir misali bu işe erken yaşta başlamalıyız. Çok küçük yaşlardan itibaren tutarlı ve kurallı bir çerçeve çizmeliyiz. Küçükken melek gibi bakılan, her dediği yapılan,  sınır konulmayan otizmli birey büyüdükten sonra hiç sınır kabul etmez. Apartman baskısı,  sabah işe gidicez baskısı, biraz uyuyalım baskısı sonucu anne-babalar genelde çocuğun isteklerini yerine getirirler. Tabi bunu hemen yapmazlar,  önce izin vermezler sonra da bahsettiğim baskılarla geri adım atarlar. İşte bu noktada önce izin vermeyip sonra mızmızlanan çocuğun istediği yapıldığında en büyük hataların tohumu atılmış olur. Ve bu hata genelde yıllarca sürer. Tabi ki her dediğini yapmayalım ama hayır dediysek de artık geri adım atmayalım. Yani gerçekten hayırların listesi olsun. Hayırlarımızın değerini daha erken yaşlarda kaybetmeyelim. Onlar size yıllarca lazım olacak.

Bu tutarlılık her ortamda sağlandığında çocuğun eğitimi başarıya ulaşır ve kalıcı bir davranış olarak çocukta yer eder. Başarılı bir eğitimle otizmli birey normal yaşama daha iyi bir şekilde adapte olur ve gelecekte yaşaması olası sorunları ortadan kaldırması kolaylaşır. Hem anne babası hem de kendisi için daha rahat bir yaşam olanağı bulan çocuk yaşam koşullarını yükseltebilir.

Formüle edersek:

Sınır konulmayan çocuk+tutarsız anne/baba davranışları=ergenlikte şiddet.

Tabi ki başka etkenler de var. Yanlış eğitimcilerin yanlış uygulamaları, şiddet modeli olunması, yanlış eğitim uygulamaları…

Yukarıda 3’e ayırdığım grup dezavantajlı olsa da doğru yaklaşımlarla yol alınabilir. Ama her şey doğru davranmakla bitmiyor. Yukarıdaki 3 grup otizmliler, siz ne kadar iyi davransanız da saldırganlaşabilirler. Bu noktada aşağıdaki önerileri dikkate almalısınız:

1-Tahmin edilebilir bir yaşam

2-İyi bir zaman planlaması

3-Geçişlerin iyi planlanması

4-Yaşa ve seviyeye uygun eğitim

5-Bol egzersiz

6-İyi bir beslenme alışkanlığı

7-Hobiler

Ergenlikten itibaren artık otizmli birey standartların daha net olmasını ister. Özellikle erkek çocuklar daha büyük zorluklar çıkarırlar.  Evde istekleri yerine getirilen, açık büfe yaşayan otizmli birey okulda böyle bir çevre bulamayınca okula da gelmek istemeyebilir. Tek dinlenme zamanı okul olan aile, bu imkanı da bulamaz ise çok daha zor günler başlamış olur. İşte bu günlere gelinmeden önlem alınmalıdır.

Ailelerle görüştüğümüzde birçok çocuğun yeme rutini olmadığını görüyoruz. Çocuk sürekli bir şeyler yeme derdinde. Size çok net söyleyebilirim ki ergenlikten itibaren gördüğümüz problemlerin en büyük kaynağı yemek savaşları. Çocuk okula geliyor ve hemen yemek derdine düşüyor. Bu nedenle mutlaka sizinle birlikte yeme rutinlerini çok erken yaşlarda kurun.

Spor çok önemli, yapmaktan zevk aldığı aktivitelerin sayısını arttırmak çok önemli. Görsel çizelgeler önemli, geçişleri iyi planlamak önemli.

Ancak bir diğer önemli nokta da masa başı akademik eğitimin bir yaştan sonra bu çocukları sıktığı…

Özellikle ergenlikten itibaren kesinlikle eğitim ortamları, eğitim konuları tamamen değişmeli.  Otizmlileri biraz da yanlış müfredat, yanlış eğitim ortamları, yanlış aile beklentileri bozmakta. Bunu da itiraf etmeden geçmeyelim.

Çocuğu küçük aileler bu yazı özellikle de sizlere uyarı niteliğinde…

Peki bu davranışlar oluştuğunda ne yapmalı.   Normalde görmezden gelme etkili bir yöntemdir özel eğitimde ancak kafasını duvara vuran bir çocuğu görmezden gelemeyiz. Öncelikle kendine zarar vermesini engellemeliyiz. Diğer taraftan kavga ediyormuş gibi bir modda olmamalı, sakin bir tavırla bunu yapmalıyız.  Belki de en zoru burası,  elleriniz tırmalanmışken,  kanıyorken genelde bu bir güç savaşına dönüşür ve kendinizi kaybedersiniz. Tam da çocuğun istediği. Artık öfke nöbeti geçiren çocuk karşısındaki kişi bu denli güreşmedikçe tatmin olmaz. O nedenle herkesin aynı tavırı göstermesi gerekir. Ancak bu da maalesef sağlanamaz. Devletteki öğretmen   başka, rehabilitasyondaki   başka, anne-baba daha  farklı güreşir çocukla….Sonuç mu her geçen   gün  kötüye giden ergen  bir  otizmli…

Lütfen bu örneklerden herkes kendine düşen dersi alsın…

Uzun yazıları okumak zor burada bitiriyorum. Sanırım konu anlaşılmıştır.

Not: Otizmli bir çocukla anne-baba olarak baş etmek, eğitimci olarak eğitim vermek hiç de kolay değildir. Bu önerileri bol keseden atan biri olarak değil yıllardır oluşan tecrübelerim olarak yazıyorum.

Bu yazı daha  çok  orta-ağır  otizmlilerin aileleri içindir. Ama diğerleri için de örnektir.

 

Sizler de görüşlerinizi yorum olarak yazabilirsiniz.

Berat ÇELİK

17.04.2018

Saygılarımla 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile

2011 Otizmli Bireyler ve Şiddet Davranışları. Bu siteden verilen bilgiler, yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Teşhis konulması, tıbbi tedavi uygulanması, eğitim planlanması amacı ile kullanılamaz.
Powered by Joomla 1.7 Templates