Otizm oldukça karmaşık bir problem. Bu nedenle herkes çok farklı yorumlar yapabiliyor. Tabi ki önemli olan bazı alanlarda ortak noktalarda buluşabilmek.

Buradan anlatarak ifade etmek gerçekten çok zor. Belki herkes görüşlerini yazsa bir sürü kitap daha ortaya çıkar.

Bugüne kadar ki tecrübe ve bilgilerim sonucu otizmi şöyle anlatıyorum:

Bu yazıda DSM sınıflandırmasına çok takılmayın. Otizm derken(klasik yoğun otizmi kastediyorum)

A, B ve C, diye 3 başlıkta ele alıyorum:

A-Otizmli çocuklar

B-Asper sendromlu çocuklar

C- Otizm ve zeka geriliğinin bir arada görüldüğü çocuklar

A-) Bazı otizmli çocuklar sadece otizmlidir. Yani herhangi bir zeka problemleri yoktur. Yaşıtlarıyla aşağı yukarı aynı dönemde temel becerileri öğrenir vb. Ancak otizme özel duyusal problemler, davranış problemleri, iletişim problemleri, takıntılar vb.fazlasıyla görülür.(bu çocukların bazıları akranlarıyla bir arada eğitim alabilecek kapasitedeyken bazıları da yoğun problemlerinden dolayı sadece otizmlilerin gittiği özel okullara gidebilmektedir.) Bu durum bu çocuklar asperger sendromlu demek değildir. Asperger sendromu çok farklıdır.

B-)Asperger sendromlu bir çocukta da zeka problemi yoktur. Akranlarıyla aynı anda öğrenir, özellikle bir arada çeşitli düzenlemelerle rahatlıkla eğitim alabilir. Ancak dil gecikmesi vb(otizmli bir çocuk dili çok kısıtlı ve zor kullanır ancak asperger sendromlu bir çocuk çok uzun cümleler kurabilir hem de ekolali yapmadan sadece sen ben, biz, onlar gibi bir takım dil bilgisi kurallarına uyamazlar, otizmliler ise sadece ihtiyaçları kadar konuşur, sohbet etmek zordur vb.) olmaması sebebiyle klasik otizmden hemen ayrılır. Yani asperger sendromu otizm spektrum bozukluklarında en iyi durumda olanlardır diyebiliriz. Tabi bu onların hiçbir sıkıntısı yok anlamına gelmez. Klasik otizmli bir bireyin ailesi onu konuşturmaya, dikkati derslerine vermesine, duyusal hassasiyetlerine vb. lere odaklanırken, asperger sendromlu çocukların ailesi onu arakadaşlarına daha fazla uyum sağlamasına, insan ilişkilerinin nasıl sağlıklı yürütülebileceğini anlatmaya vb. bunlara yoğunlaşır. Özellikle belli bi yaştan sonrası aspergerliler için çok daha zordur. Çünkü çoğu depresyona girip eve kapanmak isteyebilir. Ancak otizmli bir çocuk hiçbir zaman depresyona girmez.(Burada bu bundan iyi bu bundan kötü kavgası yapmak doğru değil)

Zeka geriliği olmayan klasik otizmli çocuk asperger sendromlu çocuk demek değildir. Lütfen bu yanlışa düşmeyelim. Özellikle aileler sizlere sesleniyorum. Siz bu konuda çok fazla kendinizi yormayınız. Çünkü ne yaparsanız yapın objektif olmanız zor ve genelde kendi çocuğunuzu baz alarak yorumlar yapıyorsunuz ve bu da sizi hataya düşürüyor.

C-) Bazı otizmli çocuklar da aynı anda hem otizme hem de zeka geriliğine sahiptir. İşte bu çocuklar hem dil gelişiminde gecikme yaşar(büyük bir kısmı konuşamaz), hem öğrenmede çok ciddi sıkıntılar yaşar. Yani otizme özel yukarıda saydığım problemlerin yanı sıra bu çocuklar bir de öğrenme güçlüğü yaşarlar. Genelde bir kısmı konuşamaz, bir kısmı tam olarak okuma yazma öğrenemez, sadece aldığı eğitimin niteliği ölçüsünde gelişme gösterir. Özbakım ve temel yaşam becerilerini öğrenmeleri en büyük gayedir. Bunlar öğretildikten sonra üzerine ne kadar koyulabilirse koyulur. 

Tabi ki otizme ve zeka geriliğine aynı anda sahip olan tüm çocuklarda bu zeka geriliğinin derecesi farklı olacağından çocukların işlevde bulunma düzeyleri de tamamen farklı olmaktadır.

Tabi ki otizmin de dereceleri var. Yani zeka geriliği nasıl farklı derecelerde olabiliyorsa otizmde aynı şekilde farklı derecelerde olabiliyor. Bazı çocuklar otizmden çok az etkilenmişken bazıları çok daha fazla etkilenebiliyor. Bu durumları da dikkate almak gerekir.

Tarihte çağlar vardır bilirsiniz. İlk çağ , orta çağ, yeni çağ vb. İyi anlaşılması için buradan bir örnek vermek istiyorum:

İlk çağdaki bir otizmli çocuk orta çağa atlatılamaz.

Fakat bu çağların başları ve sonları oldukça farklıdır, alacağı eğitimin niteliği ölçüsünde örneğin ilk çağdaysa o çağın son zamanlarına kadar getirilebilmesi büyük başarı olur.

Şimdi bir de bütün bunların üzerine bu yetenekli otizmliler konusuna girmek istiyorum: Umarım aklınız iyice karışmaz.

Üçe ayırdık değil mi? Sadece otizme sahip çocuklar, Otizm ve zeka geriliğine aynı anda sahip çocuklar, bir de asperger sendromlu çocuklar.

Şimdi bu üç grup arasından sırayla gidelim.

1-Otizm ve zeka geriliğine aynı anda sahip çocuklarda herhangi bir özel yetenek görülmesi mümkün değildir.

Ancak sadece otizme sahip, ya da asperger sendromlu çocuklarda bazı özel yetenekler görülebilir.

2-Nasıl bizler de farklı farklı yaratılmışsak bazı aspergerliler aynı anda özel bir yeteneğe sahip olabilir veya olmayabilirler.

3-Aynı şekilde bazı (sadece)otizmli çocuklar da aynı anda özel bir yeteneğe sahip olabilir veya olmayabilirler.

Bu tamamen normal bir durumdur. Otizm eşittir dahilik demek değildir. Ve bu özel yetenekler de çok az sayıdaki çocukta görülür.

Ancak bu iki grupta şöyle bir avantaj ortaya çıkmaktadır. Otizmde detaylara çok takılma ve ilgi duyduğu alanda aşırı bilgi sahibi olmaya yoğunlaşma vb. olduğu için bazen bizlerden çok çok daha üstün başarı gösterebilmektedirler. Örneğin asperger sendromlu ve piyano çalmada yetenekli bir otizmli çocuk o ilgi duyduğu alana çok fazla konsantre olabildiği için bizlerin piyanoda yetenekli olanlarımızdan çok daha yetenekli olabilmektedirler. Bu durum ancak bu şekilde açıklanabilir.

Ayrıca bu yetenek konusu hayatının kurtulduğu anlamına da gelmez. Evet bu harika bir durumdur. Ancak o piyanonun başından kalktığı anda ister otizmli olsun, ister aspergerli olsun diğer tüm sorunlar yaşanmaya devam eder.

Bir de yukarıda bahsettiğim zeka geriliğinde doktor raporlarınızı kastetmiyorum. O raporlara pek güvenilmez. Ben kendi öğrencilerimde rahatlıkla hangi tür olduğunu veya zeka geriliği olup olmadığını anlayabiliyorum. Bu nedenle sizler de şimdi çocukların raporlarını açıp da bunlardan hangisi diye uğraşmayın. Buna ancak, bu alanda en azından benim gibi tamamen yoğunlaşmış iyi eğitimciler, çocukla belli bir süre çalıştıktan sonra karar verebilirler.

Bazı aileler otizmi kabul ediyor ancak zeka geriliğini kabul etmiyorlar. Bunların hiçbiri birbirine üstün değil. İkisi de aileler için oldukça zahmetli konular.

Ancak maalesef gerçek bu; istesek de istemesek de bir çok otizmli çocuk aynı zamanda zeka geriliğine de sahip. Bu kötü bir şey değil, keşke olmasalar ancak dediğim gibi bu durum; (kabaca söyleyeceğim) sanki zeka geriliği kötü, otizm daha güzel olarak görülmesinden kaynaklanıyor. Daha da açık söylemek gerekirse zeka geriliğinin bir gün geçmeyeceği herkes tarafından kabul edilirken, bir çok aile otizmli çocuğun bir gün iyileşeceğini umud ettiği için bu tanıya daha sıcak bakıyor… Ben acı da olsa gerçekleri konuşma taraftarıyım.

Tabi ki her otizmli çocuk zeka geriliğine sahiptir demiyorum. Bu ince ayrıntılara çok dikkat edilmeli…


Ben otizme bu şekilde bakıyorum.

Atipik otizm, ygb, otizm, asperger, osb, Tüm bunlar insanların kafasını iyice karıştırabiliyor. Bunların yerine açıkladığım şekilde bir sınıflandırma sistemine geçilirse herkes aynı şeyi anlar ve kafa karışıklığı azalır diye düşünüyorum.

DSM sınıflandırmasına göre ülkemizde genelde emin olunmayan durumlarda atipik otizm deniliyor. Daha emin durumlarda otizm, otistik bozukluk, ygb diye tanılanıyor. Doktorların da işine geliyor. Kesin otizm demek zor bir durum, eğer ileride öyle olmadığı ortaya çıkarsa doktor zor durumda kalabilir. Bazen de rastgele bu tanılar konuluyor. Yani aynı çocuğu bir doktora götürün atipik derken, bir başkası, otistik bozukluk diyebiliyor.

Kanımca durumun çözümü şöyle olmalı:

Erken yaşlarda otizm şüphesi olan çocuk kavramı getirilmeli, çocuk 3 aşamada kesin tanıya ulaşmalı.

1- Örneğin 0-3 yaş arası çocuklar için otizm şüpheli çocuk denmeli ve gerekli eğitimsel vb. tedbirler alınmalı,

2-3-6 yaş arasında otizm tanısı kesinleştirilmeli.

3-6 yaşından itibaren de otizme zeka geriliği eşlik ediyor mu etmiyor mu bu tespit edilmeli bence.(ancak bu kısım doktor muayene odasında yapılmamalı, bilimsel test vb ile ramlarda eğitimciler, psikologlardan oluşan bir ekip tarafından yapılmalı)

Her çocuk mutlaka bu 3 aşamadan geçmeli.

Birçok aile zaten bunları araştırmıyor. Otizm mi? tamam işte bu… Ancak siz bu yazıyı okuyorsanız demek ki, bu konuları da çok merak ediyorsunuz. Burada önemli olan çocuğunuzun bireysel ihtiyaçlarına dönük yoğun ve kesintisiz bir eğitim süreci.

Erken yaşlarda otizmin derecesini de zeka geriliğinin derecesini de tespit etmek çok zor. Ancak çok daha düşük işlevli çocuklarda kesin tanı koyuluyor.

3 yaşında atipik otizm denen çocuğun tanısı öylece kalıyor. Ondan sonra gel bakalım çocuğun büyüdü, tekrar bir değerlendirelim diyen yok. Halbuki o da otistik çocuk, ygb yazanda, otizm yazanda… Ondan sonra da aileler arasında bir takım görüş ayrılıkları başlıyor.

Özellikle otizme zeka geriliği eşlik edip etmediğini tespit etmek erken yaşlarda genelde zor oluyor. Bu; çoğu çocukta ancak 5-6 yaşından itibaren anlaşılmaya başlanıyor.